kizilay_banner_728X090

Jim Jones Kültü ve Jonestown Katliamı

Siyanür kısmı şaşırtıcı, diğer kısımlar ülkemizde tanıdık etkinlikler
Bu haber 2014-12-25 09:19:17 eklenmiş ve 4833 kez görüntülenmiştir.
Reklam Alanı

Siyanür kısmı şaşırtıcı, diğer kısımlar ülkemizde tanıdık olaylar, etkinlikler:

 

https://line.do/913-kisiyi-intihara-surukleyen-adam-jim-jones/9jl/vertical den alıntı: 

 

Toplu İntihar Gurusu: Jim Jones

(görsel: becuo.com)

James Warren Jones, James Thurman ve Lynetta Jones'un oğulları olarak Crete, Indiana'da dünyaya geldi. Annesi Lynetta bir Mesih doğurduğuna inanıyordu. Çeroki atalara sahip Jones, çok erken yaşta, Stalin, Marks, Gandi ve Hitler'le ilgili okumalar yaptı. Aynı zamanda dine yoğun bir ilgisi vardı, çünkü başkalarıyla arkadaşlık kurmada zorluk çekiyordu. Jones'u çocukluğunu bilenler onu "garip bir çocuk" olarak betimliyorlar. Tanıklıklarına göre Jones'un dine ve ölüme yönelik saplantılı bir ilgisi varmış. Jones'la ilgili PBS'te yayınlanan belgesele göre ufak tefek hayvanlar için evlerinin bahçesinde sürekli cenaze düzenliyormuş. Hatta bir keresinde bir kediyi bıçaklayarak öldürmüş.

1934-1949 Eğitimi

(görsel: murderpedia.org. En arka sırada, sağdan beşinci. Öğretmenin hemen yanında.)

Jones ailesi Lynn'e taşındı. Jim Jones'un annesi Lynn Richmond'daki fabrikalarda çalışırken, katıldığı I. Dünya Savaşı'ndan sonra sağlık sorunları yaşayan babası evde daha çok zaman geçiriyordu. Komşularından biri Jim Jones'u Nazaren Kilisesi'ne götürüyordu. 1948'de Jones'un annesi ve babası ayrıldı. Jones, annesiyle birlikte Richmond'a yerleşti ve Richmond Lisesi'nde bir yandan eğitimini sürdürürken bir yandan da hademelik yaptı. Aynı yıl, 1945 Richmond Lisesi mezunu olan Reid, hemşirelik öğrencisi Marceline Baldwin'le tanıştı. İkili, 12 Haziran 1949'da Teslis Birleşik Metodist Kilisesi'nde evlendi. Bu arada Jones, Richmond Lisesi'nden mezun olmuş ve Bloomington'daki Indiana Üniversitesi'nden ders almaya başlamıştı. Ülkedeki Afro-Amerikanların kötü durumuna yönelik ilgisi, burada dinlediği bir Eleanor Roosevelt konuşmasıyla pekişti.arkebion

1951 Komünizmden Kiliseye

(görsel: murderpedia. Jones, arka sırada sağdan dördüncü.)

Jones'un alkolik olan ve Ku Klux Klan üyesi olduğu iddia edilen babası vefat etti. Jim Jones ve Marceline, Indianapolis'e taşındılar. Jones, üniversiteden ders almaya devam etti. Bu arada Marceline hemşirelik yapıyordu. Jones'un, vaiz olmaya karar vermesi 1952 senesine denk düşüyor. Bu yıl ayrıca Indiana'daki Somerset Metodist Kilisesi'nde öğrenci olarak vaizliğe başladı.

Jones'un dini profesyonel bir kariyer olarak görmesinde 50'li yıllar Amerika'sındaki komünist avının çok etkisi oldu. Jones1951'in başında Komünist Parti'ye üye olmuştu, ancak önce McCarthy'cilikle, sonra da Julius ve Ethel Rosenberg duruşmalarıyla iyice belirginleşen toplum dışına itmeler karşısında bocaladı. Marksizmini ifade edebilmesi için Kilise tek meşru yol gibiydi.

1952-1954  Kilise ve Ticaret: "İnançla İyileştirme"

(görsel: imgarcade.com)

1952-1953 yılları arasında, gençlere yönelik mezhepler arası eğlence merkezi inşa etmek için bir kampanya başlattı. Aynı yıl Jones ve Marceline, Agnes Jones'u evlatlık edindiler. Jones, Colombus Indiana'daki mezheplerarası toplantıda konuştu ve enerjisiyle seyircilerin üzerinde büyük etkisi oldu.  1954'e gelindiğinde geçinmek için kapı kapı dolaşarak maymun satıyordu. Maymunların pek çoğu yolda hastalandığı ya da öldüğünden hava sevkiyatını reddedince,The Indiana Star gazetesinde birinci sayfa haberi olarak epey dikkat çekti. Hemen hemen aynı zamanlarda Somerset Kilisesi'nden de ayrıldı. Jones, Somerset'ten ayrılışınısiyahileri cemaate katmasının kilisede yarattığı hoşnutsuzlukla açıklıyordu. Aynı dönem Yedinci Gün Vaftiz Kilisesi'nde bir "inançla iyileştirme" gösterisine tanık oldu ve bunun insanları derinden etkilediğini, bu tür inançla iyileştirme gösterilerinden sağlayacağı paranın toplum odaklı amaçlarına ulaşmasında yardımcı olacağını keşfetti. Böylece Indianapolis'te, Hoyt ve Randolph caddelerinde bir bina kiraladı. Buraya Cemaat Birliği (Community Unity) adını verdi.

1956-1959 Gökkuşağı Ailesi

(görsel: Wikipedia. Halkın Tapınağı broşüründen. Jim Jones, Gökkuşağı Ailesi'nin babası olarak gösteriliyor.

Jones, 1956'da kilisesini 15. Cadde'yle New Jersey caddesine taşıyıp burayı Kurtuluşun Kanatları olarak adlandırdı.Kilise, sonradan 10. Cadde'de ve Delaware'deki eski bir sinagoga taşınacak ve Halkın Tapınağı (Peoples Temple) olarak tanınacaktı. Jones ailesinin 1958'de evlat edindikleri (4 yaşındaki Stephanie ve 2 yaşındaki Lew Eric) Koreli 2 yetimden Stephanie, 11 Mayıs 1959'da Cincinnati'den Indianapolis'e dönerken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Jones ailesi, Stephanie'nin kendisiyle aynı yetimhanede kalan arkadaşı 6 yaşındaki Suzanne'i evlat edindiler. 1959'da Stephan G. Jones adını verdikleri kendi çocukları dünyaya geldi. Jones'lar kısa süre sonra James Warren Jones Jr. adını verecekleri siyahi bir bebeği evlat edindiler. 

Çift, toplamda 7 çocuk evlatlık edinmişti. Jones, "klan"ını ve onun da ötesinde Halkın Tapınağı'nı "Gökuşağı Ailesi" olarak adlandırıyordu.

1960-1962  Irklar Arası Bir Kilise: Halkın Tapınağı

(görsel: Wordpress. En sağda Jim Jones, ortadaki Indianapolis Belediye Başkanı Charles Boswell'le birlikte. Boswell geleceği öngörseydi bu kararı verir miydi acaba?)

Kilise 1960'ta, düşkünler için çorba dağıtmaya başladı vesosyal yardım programlarını genişletti; ayrıca İsa'nın Havarileri tarikatı tarafından kabul gördü. Bu esnada Jones, vaiz unvanı aldı ve Butler Üniversitesi'nden de mezun oldu. Aynı sene Jones ailesi bir huzur evi açtı,Marceline'in ailesi (Walter ve Charlotte Baldwin) yardım etmek için Richmond'dan geldi. Jim Jones 1961'de, Indianapolis Belediye Başkanı Charles Boswell'in atamasıyla İnsan Hakları Komisyonu'nun ilk yöneticisi oldu. 

Yine 1961'de, ülser nedeniyle bir hafta hastanede kaldı.Doktoru siyahi olduğu için yanlışlıkla siyahların koğuşuna yerleştirildi ve hastaneyi kaynaştırdığı için ilgi odağı oldu. Zaten Halkın Tapınağı da ırklar arası bir kiliseydi ve Jones ırkçılığa şiddetle karşı çıkıyordu.Kiliselerde, restoranlarda, emniyet müdürlüklerinde, hastanelerde ve tiyatrolarda ırkçılığa son verilmesi için çok uğraştı ve başarılı da oldu. Irklar arası çatışmaların olduğu mahallelerde, rahatsız edilen Afro-Amerikanlarla bizzat ilgilendi ve beyaz aileleri de rahatlatarak mahallelerini terk etmelerini önledi. Dolayısıyla evi ve kilisesi saldırılara maruz kaldı. Bu dönem, nükleer bir soykırım korkuları da başladı.

Esquire dergisi 1962'de, termonükleer patlama ve serpintiden kaçmak için en güvenli 9 yer listesi yayınlamıştı. Bunun üzerine Jones, Belo Horizonte Brezilya'ya göç etti. Halkın Tapınağı, Indiana'da onsuz devam etti. Jones ve ailesi sonradan Rio de Janeiro'ya taşındı. Jones buradaki bir üniversitede  yarı zamanlı İngilizce dersleri vermeye başladı.

1963-1969  Yeryüzünün Sosyalist Eden Bahçesi

(görsel: gettyimages. Jim Jones, karısı, çocukları ve torunlarıyla.)

1963'ün Aralık ayında Jones'lar Indiana'ya geri döndü vecemaatine 15 Temmuz 1967'de nükleer bir felaket nedeniyle dünyanın sonunun geleceğini, sonrayeryüzünde sosyalist bir Eden Bahçesi kurulacağını, o yüzden Halkın Tapınağı'nın güvenlik için Kuzey California'ya taşınması gerektiğini söyledi. Böylece 1965'te Ukiah,California'ya taşındılar ve yaklaşık 140 Indianalı kilise üyesi onlara katıldı. 1967'ye gelindiğinde kilise yeniden büyümeye başlamıştı. Artık Red Valley'de kendi ibadethanesi, hatta bir havuzu vardı. 1969'da üye sayısı 300'dü.

1971-1973"Göklerden inecek kimse yok! Cenneti burada inşa etmek zorundayız!"

(görsel: flickr. Jonestown'da bir okul.)

Halkın Tapınağı tüm bölgeden yeni üye toplamak için otobüs kullanmaya ve ülke çapındaki dini radyo istasyonlarından yayın yapmaya başladı. Aynı zamanda politik gücünü de kullanıyordu. 1972'de Los Angeles ve San Francisco'da bir cemaat oluştu. Otobüsler dolusu Halkın Tapınağı üyesi ülkeyi dolaşıyordu. 1973'te ayrılan 8 üyeye rağmen toplam üye sayısı 2.750'ye ulaşmıştı.  Jones, Hıristiyanlığı ve İncil'i de eleştiriyordu. Marceline,New York Times'a verdiği bir röportajda Jones'un Mao Zedong'dan ilham aldığını ve Marksizm propagandası yapmak için insanları dine yönlendirdiğini söyledi. Buna göre Jones, İncil'i masaya fırlatıp atmış ve "Bu kâğıttan putu yok etmem lâzım!" diye bağırmıştı. Vaazlarında da,"Ya kendinize yardım edeceksiniz, ya da yardım mardım gelmeyecek. (...) Göklerden inecek kimse yok! Yukarıda bir cennet yok! Cenneti burada inşa etmek zorundayız!"diyordu. Bu arada dönem dönem Gandi'nin, Nazeretli İsa'nın, Buda'nın ve hatta Lenin'in reenkarnasyonu olduğunuiddia ediyordu. Halkın Tapınağı'nın eski bir üyesinin aktardığına göre Jones şöyle söylemekteydi: "Neye inandığınız, neyi görebildiğinizdir. Beni arkadaşınız olarak görüyorsanız arkadaşınızım. (...) Beni kurtarıcı olarak görüyorsanız kurtarıcınızım. Beni Tanrı olarak görüyorsanız Tanrı'nızım."

1973-1974 Guyana'daki Cennet

(görsel: flickr)

1973 yılının Ekim ayında kilisenin yönetim kurulu, oylamaylaGüney Amerika'daki Guyana'da kilisenin bir şubesinin kurulmasına ve orada tarım yapılmasına karar verdi. Aralık itibariyle ilk planlar uygulamaya konuldu. Ukiah, California'daki kilise ise aksine arazisi çitler, silahlı korumalar ve projektörlerle git gide askeri bir kuruma benzemeye başlamıştı. 1974'te ilk Halkın Tapınağı üyeleri Guyana'ya giderek Jonestown'ı kurdular. Onları pek çok kişi takip edecekti. Jonestown'la ilgili PBS belgeselini buradan izleyebilirsiniz.

1975-1977 Jones ve Yüksek Yerlerdeki Tanıdıkları

(görsel: flickr. Johnstown'daki Halkın Tapınağı korosu.)

Jim Jones 1975'te, Religion in American Life adlı dergide ülkenin en seçkin 100 din adamı arasına girdi. 1976'da Los Angeles Herald gazetesinin Yılın Yardımseveri ödülüne layık görüldü. Aynı zamanda San Francisco Toplu Konut İdaresi'nin başkanı tayin edildi. Jones'un bu görevi almasının ardında politikacılarla kurduğu yakın ilişkiyatıyordu. Diğer tarikat liderlerinin aksine, Jim Jones seçim kampanyalarının aranılan isimlerindendi. First Lady Rosalynn Carter'la bile görüşmüştü ve Toplu Konut İdaresi'nin başına geçme nedeni, George Moscone'nin 1975'teki belediye seçimlerini kazanmasında önemli bir rol oynamasından kaynaklanıyordu.

Jones, 1977'de Jonestown'ı iki kez ziyaret etti ve Lynn'e 12 otobüs dolusu Halkın Tapınağı üyesiyle döndü.

1977Jonestown'a Büyük Göç

(görsel: flickr. Jones, Jonestown'da.)

Jones'un San Francisco Chronicle'ın köşe yazarlarıyla ve diğer basın yayın kuruluşlarıyla kurduğu iyi ilişkiler, tarikatın medyadan olumlu tepkiler almasına hizmet ediyordu. Ama bazı medya kuruluşları tarikatı daha yakından incelemeye başladı. Tarikatın eski üyelerinin verdikleri bilgilere dayanarak, Halkın Tapınağı'nın cemaati duygusal, fiziksel ve cinsel olarak sömürdüğüne dair yayımladıkları bir haberden sonra Jones ve tarikat hepten Jonestown'a taşınmaya karar verdi. Eylül itibariyle yaklaşık 1.000 üye göç etti.

1978 Jonestown'da "Beyaz Geceler"

(görsel: flickr. Jim Jones, Jonestown'da vaazıyla bir ziyaretçiyi gaza getiriyor.)

Jim Jones, Jonestown'u komünist bir komün modeli olarak görüyordu. Buna bağlı olarak, Halkın Tapınağı üyelerinin Jonestown'dan ayrılmasına izin vermiyordu. Kasaba sakinlerinin dış dünyayla bağlantısı tamamen koparılmıştı. Yerleşim yerinde bir hoparlör sistemi vardı vebunu sadece Jim Jones kullanabiliyordu, hatta hayatta kalmayı başaran tarikat üyelerine göre Jones bu sistemi gece gündüz kullanıyor, gecenin bir yarısı başladığı konuşmalarıyla sakinlerin yataktan fırlamalarına neden oluyordu.  Ayrıca kasabadaki izole yaşantısının başlangıcından itibaren, Jones'un iktidarı uyuşturucu bağımlılığını fark eden üyeler arasında sallantıdaydı. "Beyaz Geceler" adını verdiği konuşmaları da başka bir endişe konusuydu. Jones'unTranslation ("yer değiştirme", "çeviri") dediği inancına göre,Jones ve tarikat üyeleri hep birlikte ölecek ve başka bir gezegene giderek orada mutlu mesut yaşayacaklardı. 

Jim Jones, tarikat üyelerinin evlilik dışı cinsel ilişkilerini yasaklamıştı, ama hem erkek hem kadın üyelerle cinsel ilişkiye girdiği biliniyor. Ayrıca, kendini "tek gerçek heteroseksüel" olarak tanımlamasına rağmen bir erkek üyeyi, eşcinsel eğilimleri olduğunu kanıtlamak için cemaatin önünde taciz ettiğine dair en az bir tanıklık mevcut. Jones, erkek üyelerle (ya da kadın üyelerle) girdiğibu ilişkilerin onların iyiliği için olduğunu, bu şekilde kendisiyle sembolik bir ilişki kurduklarını iddia ediyordu.

Bu konudaki şikâyetler, intihar ve kiliseye yönelik tehditlerle ilgili bu konuşmalar kendilerini Endişeli Akrabalar(Concerned Relatives) olarak adlandıran, Jones aleyhtarı olan Jonestown sakinlerinin akrabalarını alarma geçirdi ve Akrabalar, California milletvekili Leo Ryan'ı olaylardan haberdar ettiler.

13-15 Kasım 1978 Kongre Üyesi ve Ekibinden Guyana Ziyareti

 

(video: Jonestown'dan Jim Jones'un eşlik ettiği kamera görüntüleri. Fonda çalan müzik Halkın Tapınağı korosuna ait. Videonun sonunda ölümlerin yaşandığı sahneden kısa bir görüntü var.)

13 Kasım'da Kongre üyesi Ryan ve delegeleri, Endişeli Akrabalar ve medya temsilcileriyle Guyana'ya giden bir uçağa bindiler. Ryan'a bazı insanların ölüme zorlandığı söylenmişti. Ekip 15 Kasım'da Guyana'ya vardı.

17 Kasım 1978 Ölüme Çeyrek Kala...

 

(video: 18 Kasım 1978, Jonestown Ölüm Tapesi. FBI'ın arşivinden. İntihar süreci 45 dakika kadar sürüyor ve hepsi kaydedilmiş. Kaydın Jones'un son konuşması, tarikat üyelerinin konuşmaları duyuluyor. )

Ryan ve ekibi Jonestown'u öğleden sonra ziyaret ettiler. Akşam da Port Kaituma'da kaldılar.

18 Kasım 1978 "Bir değişiklik yapıp kendi ölümümü kendim tercih etmek istiyorum. Ölesiye işkence görmek bıktım. Bıktım."

(görsel: blogspotnate-thayer.com)

Delegasyonun ziyareti kısa sürdü. Tarikat üyelerinden biri Ryan'ı bıçaklamaya çalışınca, ziyaretçiler ve onlarla gitmek istediklerini söyleyen tarikat üyeleri 17:00 civarı apar topar Port Kaituma uçuş pistine gitti. Jones başta duruma itiraz etmedi. Ancak 16 kişi uçağa binerken, bir traktörün çektiği, içi Halkın Tapınağı üyeleriyle (Jones'un verdiği isimle "Kızıl Tugay") dolu yük arabasından ateş açıldı. Ryan ve 4 kişi öldü, geri kalanlar yaralandı.  Jim Jones, Beyaz Gece, yani toplu intihar için çağrıda bulundu. Toplam 913 Halkın Tapınağı üyesi gönüllü olarak ya da tehditle siyanür içerek kendini öldürdü. Bunların 300'ü çocuktu. FBI daha sonra yaptığı araştırmada, intiharın devam ederken yapılmış 45 dakikalık kayıtları ortaya çıkardı. Jones'un toplu intihar sebebi, üzerinde ısrarla durduğu"Halkın Tapınağı'na kurulan komplolar"dı. Adamlar paraşütle kasabanın üzerine inecek, masum bebekleri vuracak, yetişkinlere ve yaşlılara eziyet edecek ve gençleri faşist olarak yetiştireceklerdi. İntihar tapesinin başında bir üyenin, Christine Miller'ın itiraz ettiği, Jones'un da sinirlenerek "Sosyalistler ya da komünistler böyle ölmez!" diye bağırdığı duyuluyor.

18 Kasım 1978  "İnsanlık dışı bir dünyanın yaşam koşullarını reddeden devrimci bir intihar bizimkisi."

(görsel: 2006 tarihli The Life and Death of Peoples Temple / Jonestown: Halkın Tapınağı'nın Yaşamı ve Ölümü adlı belgeselden görüntü. Jones'un başına bela olan gazete yazısı.)

47 yaşındaki Jim Jones, ateşli silahtan aldığı yarayla öldü.  51 yaşındaki karısı Marceline ve evlat edindikleri çocukları 36 yaşındaki Agnes ve 22 yaşındaki Lew Eric ile ikisinin çocukları da öldüler.  Felâketten sonra Jim Jones yakıldı ve külleri Atlantik Okyanusu'na serpildi. Marceline'in naaşı Richmond'daki Earlham Mezarlığı'na gönderildi; cenazesi 8 Ocak 1979'da gerçekleşti. Agnes ve Lew Eric'in külleri de yanına gömüldü. Torunları, diğer Jonestown çocuklarıyla birlikte San Francisco'daki bir toplu mezara gömüldü.

Günümüzde Jones'ların çocuklarından dördü hayatta. Stephan, Jim Jr., Suzanne ve Tim Tupper Jones.

Jim Jones'a göre intihar devrimci bir eylemdi. Son konuşmasında şu sözleri söylemişti: 

"Yaşamlarımızı bizden al. Açık açık söyledik. Yorulmuşuz. İntihar etmedik biz. İnsanlık dışı bir dünyanın yaşam koşullarını reddeden devrimci bir intihar bizimkisi."

Günümüz Jim Jones ve Sinema

(görsel: Wikipedia)

Halkın Tapınağı'nın hikâyesi Hollywood'un ilgisini pek çekmemiş gibi görünüyor. Bu olayla ilgili 1979'da çekilmiş bir sömürü korku filmi (Guyana: Crime of the Century / Guyana: Yüzyılın Suçu) mevcut. 

1980'de ise TV için Guyana Tragedy: The Story of Jim Jones (Guyana Trajedisi: Jim Jones'un Hikâyesi) adlı bir mini dizi çekilmiş. Dizi, Charles A. Krause'un Guyana Massacre: The Eyewitness Account (Guyana Katliamı: Görgü Tanıklarının Açıklamaları) kitabından uyarlama. Dizinin başında Jones'u azınlıklara yardım ederken ve ırkçılığa karşı savaşırken görüyoruz. San Francisco'ya taşınmasının ardından daha çok dikkat çekiyor ve nükleer soykırım fikrini saplantı haline getirdiği için yüzlerce kişiyle Guyana'ya göç ediyor. Kongre üyesi Leo J. Ryan, bazı kişilerin isteği dışında öldürüldüğünü duyması üzerine Guyana'ya olayı araştırmaya geliyor ve gerisi bildiğimiz gibi.

İki film/dizinin de ülkemizde gösterilmediğini hatırlatalım. 

Jim Jones'un hikâyesi belgesel dalında da zayıf kalıyor. Konuyla ilgili ilk yapım 1998'e ait Jonestown: Mystery of a Massacre (Jonestown: Bir Katliamın Gizemi). Bunu 2012'ye kadar, TV için üretilmiş bir dizi "talking heads" tadında belgesel takip ediyor. Bu belgesellerin içinde en dikkat çekeni Jonestown: The Life and Death of Peoples Temple (Jonestown: Halkın Tapınağı'nın Yaşamı ve Ölümü). 2006 yapımı belgeselin yönetmen koltuğunda Stanley Nelson var.Eski Halkın Tapınağı üyeleri, Jonestown'dan kurtulabilenler ve Jones'un tanıdıklarıyla yapılan röportajlardan ibaret film Tribeca Film Festivali'nde gösterilmiş ve adı sanı bilinmeyen başka birkaç festivalden de ödülü var. Fakat klasik anlatımıyla sanatsal olmaktan çok, bilgilendirici gibi duruyor ve pek bir şey vaat etmiyor.

-Jim Jones ve Edebiyat

(görsel: barnesandnoble.com)

Gelelim edebiyata. 

Jim Jones burada da kurmacadan çok "non fiction"bölümde ilgi çekmiş. Konuyla ilgili yazılmış çok sayıda akademik araştırmanın yanı sıra kitlelere hitap eden kitaplar da mevcut ve hepsi de periyodik olarak olayın gizemini çözdüğü iddiasında. Bunların arasında en dikkat çeken Tim Reisterman'ın 1982'de basılmış Raven: The Untold Story of Rev. Jim Jones and His People'ı (Kuzgun: Rahip Jim Jones ve Halkının Anlatılmamış Öyküsü), çünkü PEN almış. Reisterman, yaptığı röportajlarla Jones'un gerçek kişiliğini ve neden bu kadar insanın onun peşinden gittiğini ortaya koymaya çalışmış. 

Okuyuculardan ilgi gören bir diğer kitap Seductive Poison: A Jonestown Survivor's Story of Life and Death in the Peoples Temple (Baştan Çıkarıcı Zehir: Bir Jonestownzedenin Halkın Tapınağı'ndaki Yaşam ve Ölüm Öyküsü). Bir kitap ismi ne kadar uzun olabilir sorusuna bu cüretkar cevabı vermiş olan Baştan Çıkarıcı Zehir...'in yazarı Deborah Layton eski bir Halkın Tapınağı üyesi, hem de üst mertebeden. 7 senelik üyelikten sonra Layton, Jonestown'a gelmiş ve cemaatin sürekli toplu intihardan bahsettiğini görmüş. Gerisi Layton'ın kaçış hikâyesini anlatıyor.

 A Thousand Lives: The Untold Story of Hope, Deception, and Survival at Jonestown (Bin Yaşam: Jonestown'da Umudun, Aldanmanın ve Hayatta Kalmanın Anlatılmamış Öyküsü) New York Times'ın best-seller yazarı Julia Scheeres'ın. Yazar, FBI belgelerini, ses kayıtlarını, nadir bulunan video görüntülerini ve röportajları bir araya getirerek kitabını kotarmış. Çalışma, özellikle Halkın Tapınağı üyesi 5 kişinin deneyimlerine dayanıyor: Colorado'lu bir orta sınıf İngilizce öğretmeni, Alabama'lı yaşlı bir Afro-Amerikan kadın, feleğin çemberinden geçmiş Oaklandlı genç bir siyahi adam ve orta sınıf bir baba ve oğlu. Yazar tek tek bu insanların tarikata üye olmalarındaki nedenleri inceliyor. 

Maalesef bahsettiğimiz kitapların Türkçe çevirileri mevcut değil.

Kapanışı bu toplu intihardan esinlenen Manowar'ın 1984 tarihli "Sign of the Hammer" albümünde yer alan "Guyanaisimli şarkısıyla yapalım.

18 Kasım 2014 18:10 tarihinde yayınlandı.

kaynakça

cover görseli: http://www.documentingreality.com/forum/f237/jonestown-massacre-photos-18-november-1978-a-11317/
http://www.religionnewsblog.com/5054/jim-jones-timeline
http://www.modbee.com/incoming/article3138637.html
http://murderpedia.org/male.J/j/jones-jim-photos-1.htm
http://www.documentingreality.com/forum/f237/jonestown-massacre-photos-18-november-1978-a-11317/
http://www.pbs.org/wgbh/americanexperience/features/biography/jonestown-bio-jones/
http://www.biography.com/people/jim-jones-10367607#synopsis
http://jonestown.sdsu.edu/

 

jonestown_1.jpg  
 

jonestown_2.jpg  
 

jonestown_3.jpg  
 

jonestown_4.jpg  
 

Bodies-on-Ground.jpg  
 

Dead-Bodies-From-Mass-Suici.jpg  
 

Jonestown17.jpg  
 

JONESTOWN2-790784.jpg  
 

jonestown.jpg  
 

article-1085869-00017B3C00000258-70_468x239.jpg  
 

78369d1249097615-jim-jones-jonestown-mass-murder-suicide-jonestown.jpg  
 

78371d1249097631-jim-jones-jonestown-mass-murder-suicide-jonestown3.jpg  
 

78373d1249097660-jim-jones-jonestown-mass-murder-suicide-mass-suicide.jpg  
 

jim-jones-jonestown-mass-murder-suicide-0x0_691750.jpg  

 

The first Peoples Temple in California was in Redwood Valley in Mendocino County.
This site was later called the "Sunshine Center." (AP / The Chronicle, File 1979)

Back in San Francisco, the preacher ingratiated himself with city leaders and the media.
His congregation, which included many poor blacks, helped with the campaigns of
George Moscone and other candidates. Jim Jones also donated money to social
groups and gave grants to newspapers. (Stephanie Maze / The Chronicle)

 

 

 

 

 

ETİKETLER : jim jones belgeseli jim jones tarikatı jim jones ekşi jim jones ses kaydı charles manson siyanür jim jones film jim jones onedio
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer KÜLT haberleri
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -